19 Nisan 2009 Pazar

BAŞLARKEN-12.12.2007

Benzer sıkıntılardan kaçınız geçti bilmem?


Ben defalarca mektuplarımı sırf alışılmıştan öte bir girişle süsleyeyim diye, özgün ilk satırlar arayarak tehir ettim.


Dostum Ferat Yüksel köşe yazısına bir giriş istediğinde de aynısı oldu: Ah bir başlayabilsem…



Bugünden sonra bu zaviyeden bir adam şehre bakacak ve dem dem hazmı zor yazılar yazacak.



İri cüsseli meseleleri genellikle hor görüp küçümsediğinden, muhtemelen size küçük gözüken meselelerde laflayacak.



Şehrin taşına bakacak, otobüsüne takacak, entel görünümlü kof bedenlere pek bir sataşacak.



Kültürel noktalarda hep bir yerlerde sıkışmış, hep kafası karışmıştır; muhtemelen sizinkini de karıştıracak.



Yuvarlak konuşmayı da bilir, ama sırf delikanlılığı bozar diye köşeli ve fakat tumturaklı satırlar karalayacak.



Takdimin de, derdini ifadenin de veciz ve öz olanı makbuldür. Ha işte son söz, bu adam elinden geldiğince öz yazacak.